Farkında mısın hayat ne kadar hızlı akıp geçiyor? Ve biz, faniler, kendimizi bu hıza ayak uydurmak zorunda hissettiğimiz için ne kadar strese giriyoruz? Üstelik her şeye yetişmek, her yerde olmak, hızlı, en hızlı olmak çok övünülecek bir şeymiş gibi düşünüyoruz. TV'lerde, sosyal medyada, magazin dergilerinde sürekli bir etkinlikten ötekine koşturan anneleri gördükçe insan kendi yetkinliğinden şüphe ediyor ve doğru olanın, dışarıdan gördükleri olduğunu sanıp, kendini başka hayatları yaşarken buluyor.
Bir şey söyleyeyim mi? Hiçbir şey dışarıdan gözüktüğü gibi değildir. En büyük hata, kendi varsayımlarımızdan yola çıkıp, uzaktan izlediklerimizi kendimize yontmak.
Sen hızlı olmaya çalışıp, her şeye koşturdukça, "hiçbir şeyden eksik kalmayım" diye düşündükçe, elini attığın hiçbir şey tam olmaz. Ve hayatında en çok önem verdiklerini fark etmeden çok geri plana atarsın. Sonra da düşünürsün kara kara; neden çocuğumla kaliteli vakit geçiremiyorum, neden eşimle özel zamanlar yaratamıyorum, neden kendime zaman ayıramıyorum, diye.
Biraz yavaşlasan, biraz oluruna bıraksan ve kendi önceliklerine odaklansan her şey değişecek aslında.
Ben, mesela, evde olduğum zamanlarda kafayı ortalığa saçılmış oyuncaklara takıp, dergilerdeki gibi derli toplu, süper düzenli evlere özensem, tüm zamanım çocuklarımı azarlamakla, onların dağıttıklarını toplamakla, sinirle, stresle geçer. Ama ben buna takılmıyorum! Önceliğimi çocuklarımla oyun oynamaya, onlarla eğlenceli vakit geçirmeye, kendimle ilgilenmeye veriyorum. Ve, bazı pratik çözümlerle, evimi de çabuk toparlanabilir tutmaya çalışıyorum (dikkatini çekerim; düzenli demiyorum).
Ya da çağırıldığım her etkinliğe, sırf sosyal olmak ve oralarda bulunmak adına katılsam, hayatım etkinliklerde geçer. Doktor randevum askıya alınır, spor yapmak için vakit bulamam, öğrencilerimin kağıtlarını zamanında okuyamam.
Ben hızlı olmaya, hele ki zamanla yarışmaya hiç çalışmıyorum. Ben kendi hayatımı, kendi önceliklerime göre istediğim gibi yaşamaya çabalıyorum. Kendi hayatımda kendimi mutlu etmeye odaklanıyorum, önüme sunulanla etrafı memnun etmektense. Ve, evet, bunun için emek veriyorum.
O yüzden, sen de hızlı ebeveynlik tuzağına düşme; yavaşla! Kendi önceliklerini düşün ve ona göre yaşa hayatını. Ve mükemmel olmaya, her şeye yetmeye çalışma çünkü öyle bir şey yok; hiç olmadı.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder